Çarşamba, Temmuz 01, 2009

İSVİÇRE GEZİSİ-1.GÜN LUZERN




İsviçre gezimiz 13 haziran günü Zürih'de başladı. Bu şehri gezmeyi son güne bıraktığımız için trenle Luzern'e geçtik.Yaklaşık 1 saatlik yolculuktan sonra benim çok romantik bulduğum Luzern'e vardık. İtalyan sınırına yakın olmasına karşın daha çok alman etkisinde bulunan luzern küçük bir şehir. Bu nedenle gezi planımızda 1 gün ayırmak mantıklı bir kararmış.





Ben isviçre için internetten araştırma yaparken çok az türkçe yazı bulabildim. Onlarda genelikle zürih veya cenevre'ye ilişkindi. Bu nedenle bu ülkeye gitmek isteyenler için aklıma geldikçe küçük detaylarda geçeceğim.


  • Biz gezimiz boyunca çok yer görmeyi hedeflediğimiz için müze ziyaretimiz olmadı. Bu nedenle yorum yapmam doğru olmayacaktır. Ancak isviçrenin tarih meraklıları için doğru bir tercih olmayacağını söyleyebilirim. Çok fazla ilgi çekici tarihi yapı bulunmuyor. Daha çok doğayı ve sakinliği seven insanların tercih etmesi gereken bir ülke diye düşünüyorum.


  • Ülkenin farklı şehirlerinde Almanca, Fransızca, İtalyanca konuşuluyor ve yemeklerinde, binalarında bu ülkelerin etkileri görülüyor.


  • Genel olarak isviçreliler sakin, güleryüzlü, yardımsever ve konuşkan insanlar. Ülkenin gelir seviyesinin ve refah düzeyinin yüksekliği sanırım psikolojilerini de olumlu etkilemiş.


  • Özellikle zürih, bern ve cenevrede gördüğümüz bayanlar çok bakımlıydı. Genel olarak güzel ,renkli gözlü, sportif ve bakımlı insanlar.


  • Ülkede en dikkat çekici husus ciddi bir pahalılık bulunması. Bu avrupanın diğer ülkelerinde yaşayan kişiler tarafından da doğrulanıyor. Gerçektende bu ülkeyi ziyaret etmek istiyorsanız yüklü bir CHF stoğunu yanınızda götürmeniz gerekiyor. Yazımın ilerki satırlarında bu konuda örnekler vereceğim :)




Şimdi Luzern ve ilk gün......



Luzern tren istasyonunda indiğinizde hemen heryere yürüyerek ulaşabilirsiniz 5-10 dakika yürüdükten sonra karşınıza luzern ile özdeşmiş yukarıda resmi bulunan chapel köprüsü çıkıyor. Reuss nehri üzerinden karşıya geçmek için tamamen tahtadan yapılmış 1333 yılından kalmış bu tarihi köprüyü kullanabilirsiniz. Köprüde yürürken 100 adet orjinal yağlı boya resim göreceksiniz. Bir kısmı yangından sonra yenilenmiş olsada çok güzel. Köprü gerçektende luzern ile özdeşmiş romantik bir yapı. Dikkatli bakarsanız köprünün her iki yanındada yüzlerce kımızı sarunya bulunuyor. İlk gördüğümde sardunyalar çok güzel gelmişti ama daha sonra isviçrede kaldığımız 8 gün boyunca bu çiçeği heryerde gördük. Evlerin camlarında,parklarda, çeşmelerde,dağda , vapurda......İnanılmazdı...




Otel tercihimiz süperdi. Köprüyü geçerken karşınıda yukardaki manzarayı ve kaldığımız oteli görüyorsunuz. Üzerinde resimler bulunan geceyi geçieceğimiz Alpes Hotel. Akşam önü inanılmaz hareketli herkes yemek yemeğe ve bira içmeye nehrin kenarına geliyor........



Binaların üzerleri gerçektende görülmeye değer. Diğer şehirlerde de bu tip işlenmiş yapılar gördük ancak luzern'de nerdeyse 10 yapıdan 9 tanesi insanı hayran bırakacak süslemlere sahip.





Biz cumartesi günü şehirde olduğumuz için çok şehri çok hareketli bulduk. Luzern gölü kenarında herkes teknelerle geziyor, paten kayıyor,bisiklete biniyordu. Bizde göl kenarında yemeğimiz yiyip biralarımızı içtik.





Sokaklarında gezindik....



















Saat vitrinlerine sadece bakmakla yetindik.




  • Fiyatlar çok pahalı. Taş yerinde ağırdır sözü saatler ve isviçre için çok uygun düşüyor. Bu ülkeye gidip ucuza saatler alırız diye hayalleriniz varsa unutabilirsiniz...







Pilatus dağına uzaktan baktık. Çıkmayı planlamamıştık. Bu şehirde 2 gün kalanlar için düşünülebilecek bir etkinlik. Manzaraya bakıp kışında bu şehrin çok romantik olacağını düşündük. Sabah interlaken trenine erken binmeyi planladığımız için gece yarısı olduğunda yataklarımıza mutlu bir şekilde yatmıştık.





















1 yorum:

Gezgiçler dedi ki...

Restorant fiyatlari ya da genel olarak fiyatlara örnek verebilmek mümkün mü?